Kış 2026 sezonu oldukça dolu bir sezon: Frieren, Jujutsu Kaisen, Oshi no Ko gibi popüler animelerin beklenen devam sezonları, Shiboyugi ve Cosmic Princess Kaguya gibi sektörde öne çıkan isimlerin yönetmen koltuğuna oturduğu seriler ve umut vaat eden Journal With the Witch gibi yeni animeler içeriyor. Bu kadar dolu bir sezonda her animeyi denemeyi geçtim, sadece iyi olanları izlemek bile başlı başına bir istikrar istiyor. Bu nedenle, bu yazıyla birlikte size hitap edebilecek animeleri bulmanızı amaçladım. Şimdiden iyi okumalar!
Not: Animelerin yanında gördüğünüz puanlar AniList’ten alınmıştır (Alındığı tarih: 04/02/2026). Puanlar sezon ilerledikçe değişebilir ve yazarın fikirlerini yansıtmamaktadır.
Sezonun İmzaları

Shiboyugi – 77/100
Psikolojik gerilimi ve estetiğiyle sezonun en çarpıcı animelerinden biri
Yönetmen: Souta Ueno
Karakter dizaynı: Eri Osada
Müzik: Junichi Matsumoto
Stüdyo: Studio Deen
On yedi yaşında olan Yuki, profesyonel bir “ölüm oyunu“ oyuncusudur. Ölüm oyunları tehlikeli olup insanların gerçekten öldüğü bir nevi çözülmesi gereken bulmacalardır. Çoğu oyuncu için bu oyunlar kaçışı olmayan bir kabusken Yuki için sadece bir iştir. Ancak odaların mezarlara dönüştüğü ve her seçimin son seçimi olabileceği bu dünyada, tecrübe bile bir güvence sunamaz.
Yönetmen Souta Ueno daha önce Days With my Stepsister(Gimai Seikatsu) animesinde amaç dolu yönetmenliğiyle karşımıza çıkmıştı ve sıradan gözüken bir hikayeyi dehasıyla ayrı bir seviyeye taşımıştı. Shiboyugi’de de gerçekten özel bir anime izlediğinizi hissediyorsunuz: backstory’lerin gerçek hayat imgeleriyle anlatılması, uzaktan çekimlerde karakterlerin yüzlerinin basitliği, şok edici anların ele alınışı vs. bu animenin diğer animeler gibi olmadığını hissettiriyor.

Kaynak: https://www.reddit.com/r/anime/comments/1hnjacl/the_
visual_storytelling_of_gimai_seikatsu/
Şok edici anlar demişken, şok faktörü de bu animenin yazımında sık bir şekilde kullanılıyor. Şok faktörü kısaca şok edici bir olayın (sadece Shiboyugi genelinde konuşursak karakter ölümleri) aniden gerçekleşmesi ve izleyiciyi şaşırtması. Bu bazılarına ucuz bir yöntem gibi gelebilir, ama bence doğru kullanıldığında bir serinin en etkileyici silahlarından biri olabiliyor: Perfect Blue, Attack on Titan, Made in Abyss animelerinde kullanıldığı gibi. Shiboyugi’de şok faktörünü abartmadan (mesela en basitinden kan yok animede, bu da hikayeyi daha az edgy yapıyor) yerinde kullanıyor, bu nedenle hayli sürükleyici bir yapıya da sahip.
Bazılarına yönetmenliği fazla elitist gelebilir ve animenin bütün karakterlerinin güzel anime kızları olması (ki bu bir eksi değil, yanlış anlaşılmasın) genel izleyiciyi hikayeden itebilir. Yine de her şeye rağmen sezonun en gerici ve vurucu animelerinden olan Shiboyugi’ye kesinlikle şans vermelisiniz!

Journal With the Witch – 82/100
Sessizliğiyle çok şey anlatan ince bir dram hikayesi
Yönetmen: Miyuki Ooshiro
Karakter dizaynı: Kenji Hayama
Müzik: Kensuke Ushio
Stüdyo: Shuka
İçine kapanık bir romancı olan Makio Koudai, kız kardeşi ve eniştesinin aniden hayatını kaybetmesiyle 15 yaşındaki yeğeni Asa Takumi’nin vasisi olur. Bu ikili, yasla baş etmeye çalışırken çatışan kişilikler ve birlikte yaşamanın zorlukları arasında kalırlar.
Animenin konu aldığı ikili animeler göze alındığında son derece sıra dışı olarak karşımıza çıkıyor ve ortak yaslarıyla birleşiyorlar. Yaşadıkları zorluklara birlikte yüzleşip zamanla birbirlerine tutunarak “aile” kavramını keşfetmeye çalışıyorlar.
Journal With the Witch çoğu animenin aksine duyguyu olabildiğince yoğun vermeye çalışmak yerine çok daha ince işliyor. Bu nedenle izlerken sizi ağlayıp güldürmeye çalışan bir anime değil (ama buna rağmen bunu da başarıyor), gerçekçi hissettiren hafif bir drama. Hatta garip bir şekilde rahatlatıcı ve melankolik.
Normalde müziklerden bahsetmem ama en sevdiğim anime bestecilerinden Kensuke Ushio bu animenin müziklerini yapıyor; kendisi daha önce Chainsaw Man, Dandadan, A Silent Voice gibi animelerde müzikler yapmıştı. Müzikleri animeyle ilginç bir şekilde örtüşüyor: aynı Journal with the Witch gibi ağır dramatize bir yapıda olmasa da melankolik bir hava sunuyor, aynı zamanda minimalistliğiyle de müziği öne çıkıyor.
Eğer sessizliğiyle etkileyen bir karakter dramı ilginç geliyorsa bu animeyi şiddetle tavsiye ederim!

Cosmic Princess Kaguya – 85/100
Klasik bir masalı modern bir dille yorumlayan, mutlaka izlenmesi gereken bir görsel şölen
Yönetmen: Shingo Yamashita
Karakter dizaynı: Hechima / Akihiro Nagae
Müzik: Conisch
Stüdyo: Studio Colorido / Studio Chromato
En eski Japon halk masalı olan “Bambu Kesicisinin Hikayesi”nin (Prenses Kaguya Masalı) müzik ve bilim kurgu ögeleriyle birleştiği modern bir yeniden anlatımı. Iroha Sakayori 17 yaşında bir liselidir. Notlarını yüksek tutma çabası ve part time işi arasında adeta başını kaşıyacak vakti yoktur. Meşgul hayatı, bir gün yolda bulduğu bir bebekle değişir; sokakta kalan bebeğe acıyıp yanına alır. Bebek Iroha’yla geçirdiği sürede normalden hızlı bir şekilde büyür ve kısa sürede Iroha’nın yaşına ulaşır. İkili zamanla yakınlaşmaya başlar.
Bu film hakkında ayrı bir inceleme yapmak istiyorum o yüzden çok uzatmayacağım, anime son yıllarda Your Name’le popülerleşen imkansız romantizm/dram filmleri arasında göz alıcı aksiyonu ve müzik performanslarıyla kendini ayırıyor. Karakterleri ve ele aldığı temalar çok özgün olmasa da kendi sınırları içinde iyi işleniyor; karakter dinamikleri ve aralarındaki diyaloglar her zaman güldürmese de epey keyifli. Filmin ilk yarısı daha eğlenceli ilerlerken ikinci yarısında duygusal ağırlığıyla izleyiciyi yakalıyor.
KA(Key Animation): Toshiyuki Satou
Bu anime aynı zamanda Shingo Yamashita’nın yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk anime, kendisi daha önce Naruto Shippuden’deki Pain savaşında key animatör olarak çalışmıştı ve son yıllarda tabiri caizse tek adam ordusu olarak birçok animede(JJK ilk iki OP, Ranking of Kings ikinci OP, Chainsaw Man ilk OP) OP’lerde önemli rol oynadı. Anime baştan sona her sahnedeki animasyon kalitesi ve sıradışı kompozisyonlarla “film kalitesinde” hissi veriyor ama görsellik açısından en iyi kısmı kesinlikle aksiyon sahneleri. Shingo Yamashita’nın aksiyon storyboard’ları oldukça göz alıcı, CGI karakterlerde kullanıldı mı emin değilim ama en azından 3d’den destek almaları sahnelerin oldukça dinamik olmasını sağlamış. Ayrıca Yutaka Nakamura’nın sahnesi de inanılmazdı.
KA(Key Animation): Yutaka Nakamura, full crediti görmek için sakugabooru’ya bakın
Bu kadar dolu bir sezonda bazı animeleri kaçırmanız kaçınılmaz olabilir, ama lütfen onlardan biri Cosmic Princess Kaguya olmasın.
Denemeye Değer

You and I Are Polar Opposites – 80/100
İlk bölümden başlayan romantik ilişkisi ve aşırı şirin atmosferiyle sezonun en tatlı animesi
Yönetmen: Takakazu Nagatomo
Karakter dizaynı: Mako Miyako
Müzik: tofubeats
Stüdyo: Lupin Track
Suzuki’nin gönlünü kaptırdığı çocuk kendisinden tamamen farklıdır. Neşeli, dışa dönük ve her zaman ortama uyum sağlamaya çalışan Suzuki’nin aksine, sınıf arkadaşı Yusuke Tani soğukkanlı ve sessizdir; insanların ne düşündüğüyle pek ilgileniyor gibi görünmez. Bir gün Suzuki cesaretini toplayıp Yusuke’ye çıkma teklif eder ve böylece ilişkileri başlar. Bu süreçte, zıt kutupların gerçekten birbirini çekip çekmediğini birlikte keşfedeceklerdir.
Bir efsaneye göre “şirin” kelimesini arattığınız zaman karşınıza bu anime çıkıyormuş.
Stüdyo Lupin Track’den çıkan Shoshimin 2. sezon animesi ben izlemesem de fikrine güvendiğim neredeyse herkes tarafından başyapıt kabul edilmişti, bu nedenle stüdyonun yeni animesi radarımdaydı. Shoshimin’de daha küçük rollerde yer alan bazı kişiler bu animede daha büyük roller almış: mesela Shoshimin’inin bazı bölümlerdeki script yazarı Teruko Utsumi bu animede seri kompozisyonu rolünde, veya Shoshimin’de belli bölümleri storyboard’layan ve bölüm yönetmenliği yapan Takakazu Nagatomo bu animede yönetmen koltuğunda vs.
Genelde romantizm animelerinde karakterlerin bir araya gelmesi bazen sezonlar sürer, ve sadece sona gelindiğinde ilişkileri bir yere gitmeye başlar. You and I are Polar Opposites bu duruma sanki başkaldırıyor, ilk bölümden ikili bir araya geliyor. Bunu tabii ki ilk yapan anime değil, Horimiya ve Tonikawa’da bunu yapmıştı. Ama yine de bu tam anlamıyla özgün olmasa da bu tarz romantizm animelerinin azınlıkta olduğunu ve ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın oldukça şirin olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
İyi romantizm animeleriyle dolu bu sezonda eğer sadece bir tane izleyecekseniz benim önerim bu, size türde görülmemiş bir şey vaat etmese de tatlılıktan şekerinizi yükseltebilir.

Sentenced to be A Hero – 80/100
Mushoku Tensei ekibinin elinden çıkma, görsel açıdan sezonun en iddialı yeni prodüksiyonu
Yönetmen: Takashima Hiroyuki
Karakter dizaynı: Takeru Noda
Müzik: Shunsuke Takizawa
Stüdyo: Studio Kai
Kahramanlığın ceza sayıldığı bir dünyada, tanrı katili olduğu için mahkum edilmiş Xylo Forbartz, bitmek bilmeyen korkunç yaratık sürüleriyle savaşmak zorundadır. Ölüm bir kurtuluş değildir, yalnızca yeniden dirilme ve durmaksızın süren çatışmalarla dolu bir döngünün parçasıdır. Ancak Xylo’nun gizemli yeni bir tanrıçayla karşılaşmasıyla ebedi cezayı bağlayan zincirleri kırabilecek bir isyanın fitilini ateşler.
1 saatlik adeta film kalitesinde açılış bölümüyle görsellik adına bu sezonun en etkileyici yeni animelerinden biri. Görsel stili size Mushoku Tensei’i anımsatmış olabilir, bunun nedeni bu animede çalışan birçok animatörün MT’den bu projeye geçmiş olması: yönetmen Takashima Hiroyuki MT’in en akılda kalıcı bölümlerinden olan s1 ep21’de(Turning Point II) storyboard sanatçısıydı, karakter dizaynırı Takeru Noda yine MT’de birçok farklı rol aldı vs. Hironori Tanaka ve Toshiyuki Satou gibi yüksek profilli freelance animatörler de key animatör olarak çalıştı bu animede.
KA(Key Animation): evakoi
Anime kısaca inanılmaz gözüküyor; gerçekçi character acting animasyonlarına, inanılmaz detaylı canavar dizaynlarına ve en önemlisi kendine has bir görsel kimliğe sahip. Her sezon onlarca birbirinin aynısı gözüken fantasy animelerinin arasında kendini sadece stiliyle ayırabilmesi epey takdire şayan.
Hikayesel açıdan da biraz edgy bir karanlık fantasy olarak karşımıza çıkıyor. Beyaz şövalyelerin, halkın ve bazı karakterlerin yazımı fazla nüans içermese de ortaya sunduğu gizem ve ana karakterin gelişim potansiyeli ilerisi için umut vaat ediyor. Ama sadece şu an için konuşursam hikaye görsel kalitesi yanında biraz sönük kalıyor.
Sakuga fanlarının kesinlikle kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum, çünkü bu gerçekten özel bir prodüksiyon. Diğer yandan her yanıyla güzel, tamamlanmış bir paket bekleyenler hikayenin nasıl ilerleyeceği durumuna göre ilerleyen süreçte kararlarını verebilirler.

Tune in to the Midnight Heart – 69/100
Narsist ama dürüst ana karakteri ve sıradan ama eğlenceli yan karakterleriyle oldukça keyifli bir deneyim
Yönetmen: Masayuki Takahashi
Karakter dizaynı: Tomoyuki Shitaya
Müzik: Kuniyuki Tanahashi
Stüdyo: Gekkou
Arisu, akşamları kendini yalnız hissettiğinde Apollo adındaki radyo sunucusunun sesinde teselli buluyordu, ama bir gün Apollo yayın yapmayı bıraktı. Apollo’ya hala söylemek istediği şeyler olan Arisu, liseye geçtiğinde onu bulmaya ant içer; nasıl gözüktüğünü ve gerçek adını bilmese bile. Arayışı, onu okulundaki radyo klübüne ve sesi Apollo’ya benzeyen 4 kıza götürür. Burada, Arisu kızların hayallerini gerçekleştirmek için çabalayacaktır.
Normalde izleyeceğim tarzda bir anime olmasa da uyarlandığı manga çok övüldüğü için boş geçmek istemedim. Bu tarz bir harem animesinde tabii ki ilk dikkat çeken waifu’lar oluyor, ama benim için serinin en iyi yanı ana karakteri Arisu. Karşımızda sürekli kızaran, pısırık bir harem karakteri yok. Arisu narsist, kendine aşırı güvenen ve bir o kadar da iş bitirici bir profesyonel. Ana karakterin kişiliği ilk başta biraz itici olsa da dürüstlüğü ve kızların hayallerini gerçekleştirmek için gerçekten elinden gelen her şeyi yapması onu izlemesi keyifli bir ana karakter yapıyor. Serideki kızlar hakkında da, dediğim gibi çok övülen bir manganın uyarlaması bu; ilerleyen süreçte kızların da hayal kırıklığına uğratacağını sanmıyorum.
Şimdi, yabancıların deyişiyle “odadaki filden” bahsedelim: görsellik. Bana kalırsa bu tarz yaşamdan kesitler animelerinde üst düzey animasyon şart değil, en fazla “olsa güzel olurdu” denilecek bir artıdır. Ancak sorun şu ki, zaten sınırlı olan animasyonun üzerine bir de belirgin model dışı çizimler (off-model) eklenince bu durum görmezden gelinmesi zor bir hal alıyor. Mangayı okuyanlar için, seslendirmelerin iyi olmasına rağmen bu uyarlama hayal kırıklığı yaratabilir. Öte yandan mangayı okumamış izleyiciler seriden çok daha fazla keyif alacaktır.
Bu anime için “3 bölüm kuralı” uygulayabilirsiniz. Eğer prodüksiyon hataları gözünüzü kanatmazsa senaryosu sizi sezonun sonuna kadar götürecektir.

Tamon’s B Side – 78/100
J.C. Staff’tan beklenmeyecek kadar iyi bir görsellik ve sezonun en eğlenceli ikililerinden biri.
Yönetmen: Chika Nagaoka
Karakter dizaynı: Youko Itou
Müzik: Natsumi Tabuchi / Takashi Oomama
Stüdyo: JC Staff
Utage ev hizmetlisi olarak yarı zamanlı çalışan bir liselidir ve hayatını adeta idolü Tamon’a adamıştır. Bir gün, ev hizmetlisi olarak Tamon’un evine atanır; ve idolünün yeni bir tarafını keşfeder: Tamon’un sahnedeki karizmatik kişiliği sadece rolden ibarettir ve aslında oldukça pesimist ve düşük özgüvenli biridir. Utage, buna rağmen kendini ona aşık olmaktan alıkoyamaz ve zamanla, bir hayran olarak duyduğu bağlılık ile Tamon’un hayatındaki gerçek rolü arasında sıkışıp kalır.
Geçen sezonki OPM fiyaskosundan sonra stüdyo isminin bile korkuya neden olabileceğini tahmin ediyorum, ama bu anime gerçekten iyi görselliğe sahip. Karakter dizaynları oldukça tutarlı, CGI dans sahneleri robotik değil ve animasyonun parladığı yerler var. İlerleyen süreçte ne olur kestirmek imkansız elbette ama bu prodüksiyon kalitesini korumayı başarırsa endişelenmemiz gereken bir şey yok.
“Umaku Naritai!” pardon yanlış anime
Bunun dışında animeyi oldukça komik buldum, Utage’nin hayranlık ve ev hizmetçisi arasındaki çatışması ve Tamon’un evdeki ve idol kişiliği arasındaki geçişleri oldukça komik tezatlıklara yol açıyor. Karakterlerin dinamikleri oldukça eğlenceli, ama karakterlerin derinliği ve karakter kusurlarının dram potansiyeli var ve tam kullanılmayacak gibi hissediyorum. Bu yüzden karakterler keyifli olsa da -şu anlık- tek düze kalıyor.
Her şeye rağmen, bu sezonun en beklenmedik şekilde eğlenceli animelerinden biri, özellikle romantik komedi sevenlere tavsiye ederim.
Gözden Kaçanlar
Love Through A Prism – 84/100
Yönetmen: Kazuto Nakazawa
Karakter dizaynı: Yasuko Takahashi
Müzik: Naoki Chiba
Stüdyo: Wit Studio
1900’lerin başında Londra’daki bir sanat akademisinde geçen anime, resme tutkuyla bağlı genç bir kız olan Lili Ichijoin’in hayallerinin peşinden koşarken gençliği deneyimleyişini konu alıyor. Tüm zorluklara rağmen kendi ışıklarını yansıtmak için çabalayan gençlerin hikayesini anlatan bu çok karakterli coming of age anlatısı, prizmatik bir ışıltıya uzanan yolculuğun başlangıcını müjdeliyor.
Bu anime 20 bölümü birden yayınladığı için yazının yayın tarihine kadar izleyemedim (ve zaten geç kalan bu yazıyı 1 hafta daha ertelemek istemiyorum), bu nedenle hakkında duyduğum pozitif şeyler nedeniyle yazıya dahil etmek istedim. İzledikten sonra burayı güncelleyeceğim.
Bekle Gör

Star Detective Precure – 66/100
Anna Akechi, 14. doğum gününde Pochitan adlı bir periyle tesadüfi bir karşılaşma yaşar. Gizemli bir kolyenin etkisiyle Anna, 2027 yılından 1999’a zaman yolculuğu yapar. Bu sırada kasabada insanlar zor durumdadır, en değerli eşyalar göz açıp kapayıncaya kadar ortadan kaybolmaktadır. Bunun arkasında ise kendilerine “Hayalet Hırsızlar” diyen gizemli bir grup vardır. Onları durdurmak için Anna ve Mikuru, Precure’lara dönüşür! Belki de bu gizemleri çözerek Anna, kendi zamanına geri dönmenin bir yolunu bulabilir.
Precure serisinin 23. anime dizisi. Devam sezonlarında değil çünkü Precure serisine neredeyse herhangi bir serisinden başlayabilirsiniz, yani önceki sezonları izlemeniz gerekmiyor. Geçen sene çıkan You and Idol Precure idol konseptini büyülü kızlar (mahou shoujo) türüyle birleştirmişti, bu sefer adından da tahmin edebileceğiniz gibi ana karakterler büyülü kızlara dönüşüp kötülerle savaşmanın yanında dedektiflik de yapacak. Precure’un zirveleri oldukça övgü toplamışken ortalama kalan serileri de mevcut, Star Detective Precure hangi tarafta olacak zaman gösterecek.
Yoroi-Shinden Samurai Troopers – 56/100
Bir zamanlar iblis dünyası, insan dünyasını dehşete sürüklemişti. Mührün kırılması ve iblis askerleri ordularının istilaya başlamasıyla, beş genç savaşçı insanlığı kurtarmak için harekete geçer. Onların adı “Samurai Troopers” ve şimdi savaşları yeniden başlıyor!
Eski bir animenin yeniden yapımı. Animenin en şaşırtıcı yanı içerdiği kan miktarı, orijinali arkadaşlığın gücünün ön planda olduğu bir henshin serisiyken bu versiyon biraz daha karanlık olmuş. Hikayenin tonuyla karakter dizaynlarının tezatlığı izlemesi ilginç bir deneyim yapıyor, elindeki iyimser temaları karanlık bir tonda işleyebilirse sezonun gizli cevherlerinden biri olur.
The Holy Grail of Eris – 67/100
Nişanlısı tarafından ihanete uğrayan ve herkesin gözü önünde rezil edilen Constance Grail dürüstlüğüyle tanınan bir kızdır. O anda, gizemli bir sesin sunduğu kurtuluşla karşılaşır: Uzun süredir ölü sanılan soylu bir kadın, Scarlett Castiel, onun bedenini ele geçirir ve durumları tersine çevirir. Bu beklenmedik ikili ihanetin, sırların ve gücün çarpıştığı yüksek sosyetenin kalbinde gizlenen karanlık bir komplonun izini sürerler.
Villainess animeleri klişe sahnesiyle (ana karakterin nişanlandığı kişinin herkesin içinde evliliklerine son vermesi) başlasa da Scarlet ilginç bir ana karakter, gizemi de şimdilik ilgi çekici ama sonunu görmeden bir şey demek zor. Eğer gizemleri güzel bir noktaya bağlayabilirse harika olur.
Hana-Kimi – 66/100
Mizuki Ashiya, kız olarak erkek kılığına girip erkek yatılı okuluna katılır, peki amacı? İdolü olan yüksek atlama (high jumping) yıldızı Izumi Sano ile tanışmak. Ama oraya gittiğinde öğrenir ki Izumi yüksek atlamayı bırakmıştır. Mizuki zamanla bunun nedenini öğrenmeye çalışırken bir yandan erkek rolünü sürdürmesi gerekmektedir.
Uyarlandığı manga yüksek puana sahip olan bir shoujo romantizm animesi. Beni ilk bölümleriyle hikayesi pek etkilemedi ve görsel açıdan da o kadar iyi değil, yine de dediğim gibi mangası yüksek puanlı olduğu için ileride iyileşme ihtimali var.
Türü Sevenler için

Wash it All Away
Neşeli ve çalışkan Kinme Wakana, son iki yıldır deniz kenarındaki kaplıcalar kasabası Atami’de küçük bir çamaşırhane işletmektedir. Sessiz sakin günlerini sürdürürken, Wakana kendini çevresindeki insanların hikayelerinin içinde bulur.
Iyashikei türünde sakin, çerezlik izlemelik bir anime. Bu tür bir anime için sanat yönetmenliği zayıf ve içerdiği hafif fan servis bazılarını rahatsız edebilir, ama yine de gündelik animeleri sevenlerin hoşuna gidebilir.
Champignon Witch
Luna, Kara Orman’ın derinliklerinde zehirli bir mantar evde sessizce yaşayan bir kara cadıdır. Şehirde ilaçlar üretip yaşamını sürdürse de, “Mantar Cadısı”nın dokunduğu herkesin öleceği söylentisi yüzünden insanlar ondan uzak durur. İnsan sıcaklığını hiç tanımamış bir cadının hayatı, bu hikayede incelikle işlenir.
Yalnızlık konusu ve fantasy dokunuşuyla yine oldukça sakin bir anime. Frieren’le aynı anda çıkması biraz talihsiz ama yine de chill anime arayanlar keyif alacaktır.
The Demon King’s Daughter is Too Kind!!
Bir zamanlar tüm iblislerin hükümdarı olarak korkulan Şeytan Kral Ahriman, dünyayı fethetmeyi amaçlamaktadır. Ta ki beklenmedik bir güç tarafından durdurulana kadar: kızı Dou! Kaos için fazla iyi kalpli, savaş içinse fazlasıyla nazik olan Dou; iblislerin, insanların, hatta meleklerin bile kalbini yumuşatır. İblis gururunu yeniden ayağa kaldırmak isteyen Ahriman’ın yardımcısı Jahi, Dou’yu “gerçek bir iblis” haline getirmek için onu eğitmeye ant içer.
Diyabet garantili tatlı bir yaşamdan kesitler animesi daha, Dou en karanlık ruhları bile aydınlatacak kadar şirin. Bu sezon sakin/tatlı daha kaliteli animeler olsa da (You and I Are Polar Opposites mesela) yine de türe doyamayanlar bakabilir.
In the Clear Moonlit Dusk
Yoi Takiguchi uzun bacakları, tok bir sesi ve yakışıklı yüzü nedeniyle çoğu insan onun aslında bir kız olduğunu fark etmez ya da umursamaz, hatta kız olmasına rağmen “prens” lakabıyla okulunda tanınmaktadır. Ta ki Ichimura ile tanışana kadar. Onu gerçekten olduğu gibi gören tek kişi odur. Zamanla aralarındaki aşk filizlenir.
Shoujo romantizm türünde kendi kimliğini bulmak üzerine kurulu türü içinde klişe sayılabilecek bir anime. Ayrıca karakter tasarımları da oldukça güzel, alışılagelmiş shoujo tropeları ilgi çekici geliyorsa bakabilirsiniz.
The Invisible Man and His Soon-to-Be Wife
Akira Tounome, görünmez biri olup dedektiflik bürosu işleten gizemli bir beyefendidir. Shizuka Yakou ise aynı yerde çalışan görme engelli bir insan kadındır. Akira tamamen görünmez olmasına rağmen Shizuka onu her seferinde bulabilir. Görünmez adam ile kör kız birbirlerine giderek daha da yaklaşırken, aralarında narin bir aşk filizlenmeye başlar.
Romantizm açısından bu kadar dolu bir sezon olmasa denemeye değer kategorisine kesinlikle girerdi, sadece diğer romantizm animeleri kadar öne çıkan bir yanı olmadığını düşünüyorum. Sessiz ve narin bir romantizm arıyorsanız bakabilirsiniz.
Dark Moon the Blood Altar
Riverfield şehrinde yer alan Decelis Akademisi, aynı sırrı paylaşan yedi gizemli gence ev sahipliği yapar: hepsi vampirdir ve karanlık geçmişlerini gizlemektedirler. Sooha’nın akademiye transfer olmasıyla birlikte, bu gençler ona karşı bir şekilde samimiyet hissederler. Şehri sarsan tuhaf olaylar yaşanmaya başladıkça, eski günahlar ve gömülü sırlar birer birer gün yüzüne çıkar ve kurdukları dünya yavaş yavaş çatırdamaya başlar.
Enhypen k-pop grubuna bağlı bir ters harem (reverse harem) animesi. Türe uzaktan bakan biri olarak bana epey standart geldi ama bu sezon bu türde başka anime olmadığı için buraya ekledim.
Devam Sezonları
Devam sezonları hakkında bir şey yazmayacağım çünkü bu animeleri önceki sezonları sevdiyseniz zaten izliyorsunuzdur veya çoktan bırakmışsınızdır. Yine de boşluk bırakmamak adına devam sezonlarından da haberdar olmanız için kısaca bahsedeceğim.

• Frieren Beyond Journey’s End 2. Sezon
• Jujutsu Kaisen 3. Sezon
• Hell’s Paradise 2. Sezon
• Oshi no ko 3. Sezon
• Fire Force 3. Sezon Part 2
• Fate/strange Fake
• Jojo’s Bizarre Adventure Part 7: Steel Ball Run
• Chained Soldier 2. Sezon
• My Hero Academia: Vigilantes 2. Sezon
• Trigun Stargaze (Trigun Stampede devam sezonu)
• Golden Kamuy Final Sezon
• Beastars Final Sezon Part 2
• There’s No Freaking Way I’ll Be Your Lover! Unless…: Next Shine (ilk sezon devamı)
• Medalist 2. Sezon
• MF Ghost 3. Sezon
• ‘Tis Time for “Torture,” Princess 2. Sezon
• Anyway, I’m Falling in Love with You 2. Sezon
• Blue Miburo 2. Sezon
• Hell Teacher: Jigoku Sensei 2. Sezon
• Theatre of Darkness 16. Sezon
Isekai Köşesi
Sevin veya sevmeyin, isekai türü yıllardır en popüler türlerden biri ve bu yakın zamanda değişmeyecek – hatta sayıları azalmaktansa artıyor. Türden haz etmeyenler burayı gönül rahatlığıyla atlayabilir, türü sevenler için kış 2026’nın bize sunduğu yeni isekai/fantasy animelerine kısaca göz atalım.

Jack-of-All-Trades, Party of None – İntikam arayanlara ve solo ilerleyiş sevenler için
Çocukluk arkadaşının ihanetiyle yüzleşen ve kahraman partisinden kovulan Orhun Dura eski ekibi tarafından “her işten biraz anlayan ama hiçbirinde usta olmayan biri” (jack of all trades) olarak nitelendirilir. Yalnız kalan Orhun, solo bir maceracı olarak kendi yolunu çizmeye karar verir. Yolculuğunda kendisi hakkındaki tüm beklentileri yerle bir edecek şekilde güçlenir ve böylece geri dönüşü başlamak üzeredir.
There was a Cute Girl in the Hero’s Party, so I Tried Confessing to Her – Ezeli düşmanların aşkını konu alan hafif bir komedi animesi
Bir iblis olarak reenkarne olan Youki’nin tek görevi vardı: kahraman partisini ezip geçmek. Ancak partinin rahibesini gördüğü anda ona aşık oldu. Bu gözü kara iblis, iblis kralı karşı alma pahasına bile olsa duygularını itiraf etmeye yemin ediyor. Bu iki ezeli düşman arasında aşk gerçekten filizlenebilir mi?
Noble Reincarnation: Born Blessed, So I’ll Obtain Ultimate Power – Güçlü ana karakter ve saray entrikaları
Dünyanın en güçlü altı yaşındaki çocuğu olan Noah, imparatorun on üçüncü çocuğu olarak yeniden doğar. Üstelik sonsuz seviye sınırı ve kendisine hizmet eden herkesin güçlerini üst üste ekleyen hile gibi bir yetenekle fazlasıyla güçlendirilmiştir. Ancak ayrıcalıklıların bile problemleri vardır, yüksek sosyetenin perdesinin ardında entrikalar ve amansız iktidar mücadeleleri gizlidir.
Kunon the Sorcerer Can See – Engelleri büyüyle aşma üzerine kurulu bir keşif yolculuğu
Görme yetisini kaybetmiş Kunon’un tek hedefi su büyüsüyle kendine yeni gözler yaratmaktır. Büyücülüğü öğrenmeye başladıktan yalnızca beş ay sonra Kunon, kendi ustasını bile geride bırakır ve daha önce kimsenin başaramadığı bir şeyi denemeye koyulurken yeteneğini zirveye taşır. Merakının peşinden giderek büyüyü arayan, kör ama dahi bir gencin dünyayı yeniden açtığı bu fantastik hikaye başlamak üzere.
HELL MODE – Kolay yoldan güçlenmek yerine zorlukla tırnaklarıyla kazıyarak yükselen bir karakter
Otuz beş yaşındaki Kenichi Yamada, hayatını eline geçirdiği her MMORPG’yi oynayarak geçirmiştir. Giderek casual oyunculara hitap eden yeni oyunlardan bıkan Kenichi, zorluğu akıl almaz seviyelerde olan, göz korkutucu bir “Cehennem Modu”na sahip, sonu olmayan bir oyunu deneme fırsatını kaçırmaz. Ancak sınıfını seçer seçmez kendini oyunun dünyasına ışınlanmış olarak Allen adıyla yeniden doğmuş bulur! Yalnızca anıları ve zekası yol göstericiyken Allen, Cehennem Modu’nu fethetmeye, sınıfının sırlarını ortaya çıkarmaya ve yeni ailesini kaderlerinden kurtarmaya ant içer.
Easygoing Territory Defense by the Optimistic Lord – Üretim ve ekonomi üzerinden ilerleyen, rahatlatıcı tonlarda bir iyashikei hikayesi
Van, henüz bir bebekken reenkarne olduğunu fark eder. Önceki hayatından taşıdığı bilgi birikimi sayesinde bir dahi olarak yetiştirilir, ta ki üretim büyüsü uyanana kadar. Bu durum, burnu havada büyücü ailesinin görmek isteyeceği en son şeydir! Hayal kırıklığına uğrayan babası onu yıkılmanın eşiğindeki, ücra bir kasabaya sürgün eder; fakat Van bu yerde büyük bir potansiyel görür. Kahramanımızın surlar ve yapılar üzerine kurulu bu yeni düzeni, savaş büyüsüyle asla başaramayacağı daha iyi bir hayat inşa edebilir mi?
ROLL OVER AND DIE – Hayatta kalmanın ön planda olduğu bir edgy karanlık fantasy hikayesi
Flum, tüm istatistikleri sıfır olmasına rağmen tanrı tarafından kahraman partisine seçilmiştir. Elinde yalnızca ne olduğunu hala tam olarak kavrayamadığı “Tersine Çevirme” adlı bir yetenek vardır. Tahmin edileceği üzere savaşta tamamen işe yaramazdır, ancak buna rağmen pes etmez ve parti için elinden geleni yapmaya devam eder. Ne var ki parti arkadaşı Jean, her fırsatta onu aşağılar ve sonunda onu köle olarak satar. Köle olduktan sonra bile Flum yetersiz görülür, zulme uğrar ve efendisinin eğlencesi için canavarlara yem olarak atılır.
Flum’un önünde artık yalnızca iki seçenek vardır: Kullanan kişiyi kaçınılmaz ölüme sürükleyen lanetli kılıcı kuşanmak ya da canavarlar tarafından parçalanmak. İşte karşı koymayı seçtiği o an, Flum’un hayatındaki gerçek “Tersine Dönüş” başlar.
Isekai Office Worker – Fantastik dünyada bile mesai yapmaya devam eden bir beyaz yakalının maceraları
Otuzlu yaşlarına yaklaşan bir beyaz yakalı olan Eiichirou Kondou, bir çağırma ritüeline istemeden dahil olur ve Romany Krallığı adlı paralel bir dünyaya ışınlanır. Yıllarca gece gündüz çalışmış olmanın etkisiyle tam bir kurumsal köle zihniyetine sahip olan Eiichirou, bu yeni dünyada bile çalışmak ister ve kendini Kraliyet Muhasebe Dairesi’nde bir muhasebeci olarak bulur.
An Adventurer’s Daily Grind at Age 29 – Usagi Drop tarzında sakin bir isekai animesi
Çocukluğunu sefalet içinde geçiren Hajime Shinonome, hayatta kalabilmek için çaresizce güç aramıştı. Şimdi ise Komai Köyü’nde yerleşik bir maceracı olarak sakin ve kaygısız bir hayat sürmektedir. Bir gün bir görev sırasında bir zindana girer ve en zayıf canavar türlerinden biri olan bir slime tarafından az daha yenilmekte olan genç bir kızla karşılaşır. Kız ailesi tarafından terk edilmiştir ve gidecek hiçbir yeri yoktur. Hajime, kızı orada bırakmaya kıyamaz ve onu yanına alarak köyde birlikte yaşamaya başlarlar.
Reincarnated as a Dragon Hatchling – En alttan başlayan güçlenerek hayatta kalma serüveni
Başka bir dünyada bir ejderha yumurtasının içinde yeniden doğan Irushia, tipik isekai maceracılarının sahip olduğu muazzam büyü gücüne ya da fiziksel kudrete -henüz- sahip değil. Derin ve karanlık ormandan sağ salim çıkmak istiyorsa, zayıf bir yavru olarak kabuğundan sıyrılıp korkunç bir yaratığa dönüşerek güçlenmek zorunda.
A Gentle Noble’s Vacation Recommendation – Sakin bir asilzadenin yeni dünyadaki tatil tadında geçen gezintileri
Fantastik bir diyarda güçlü bir ulusun dahi bir genci olan Lizel, ansızın başka bir dünyaya ışınlanır. Hiç istifini bozmayan Lizel, bunu bir tatil fırsatı olarak görür ve maceracı olmaya karar verir! Yalnız kurt olarak bilinen üst seviye bir maceracı olan Gil ile güçlerini birleştiren Lizel, keskin aklıyla bu yeni dünyada yolunu bulur.
Diğer Animeler
Öneri listeme giremeyen sezonun geri kalan animeleri. Buradaki her anime kötü demek değil, bazıları sadece kayda değer olmayacak kadar sıradan (ama bazıları gerçekten kötü).
- Dead Account – Battle shounen klişelerini sosyal medya konseptiyle birleştiren ortalama bir anime. Animasyon kalitesi de zayıf
- You Can’t Be In a Rom-Com with Your Childhood Friends! – Klişelere boğulmuş bir romantizm animesi.
- Kaya-chan isn’t Scary – Korku ve anime yağla su gibidir, birlikte pek gitmezler. Burada da istisna olmamış
- The Case Book of Arne – Pek zekice yazılmamış bir dedektiflik hikayesi, komedisi de zayıf geldi bana
- The Villainess Is Adored by the Prince of the Neighbor Kingdom – Alışılagelmiş bir villainess animesi
- A Misanthrope Teaches a Class for Demi-Humans – Bu bölümdeki en kayda değer anime, sakin atmosfere sahip bir okul/yaşamdan kesitler animesi. Bu sezon bu kadar fazla konfor animesi olmasa daha yukarıda olabilirdi
- The Daily Life of a Part-time Torturer – Chill anime arayanlar için fazla rahatsız edici, gore ağırlıklı bir anime arayanlar için de fazla miktarda yaşamdan kesitler öğeleri içeriyor. Bu anime kim için yapılmış anlamak zor
- Oedo Fire Slayer – The Legend of Phoenix – Berserk 2016’ya rakip CGI’ya sahip, tek kelimeyle göz kanatıcı
- Scum of the Brave – Sentenced to be a Hero gibi ama onun görsel kalitesine sahip değil
Biraz geç kalsa da umarım bu rehber aradığınız animeleri bulmanıza yardımcı olmuştur, buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim! Peki siz neler izliyorsunuz bu sezon?
